Stratejik Oy, yeniden

Geçen haftadan devam edelim.

Meselenin “centilmence kazanma” tartışması olarak göründüğünün farkındayım. Fakat, bunun ötesinde, olayın siyasi boyutu var ahlakı ilgilendiren.

Uzun vadede, stratejik oy vermenin siyasi çeşitliliği ortadan kaldıracağı açıktır. Stratejik olarak oy verMEmenin de, güçlü siyasi iradeyi engelleyeceği açıktır.

Haliyle, oy vermeyi tercih eden bir bireyseniz, önünüzde iki yol var. Biri, “sıradanların trajedisi”, diğeri “doğrucu Davut”.

“Sıradanların trajedisi” olarak adlandırılan mesele aslında, tek tek pek bir siyasi ya da ahlaki rolü olmayan bireylerin, grup haline geldiklerinde birden iktidara dönüşmesidir. Namus cinayetlerinden tutun da, oy vermeye de birçok örnek akla geliyor. Stratejik oy vermek de aslında bu sıradanlığı aşma yoludur aslında. Ancak, eğer “sıradanlar” çoğunluk hale gelirse bu sefer stratejik oyun da bir manası kalmaz. Herkes stratejik oy verirse, strateji karmaşıklaşır allak bullak olur.

“Doğrucu Davut” ise, illa ki kendi birincil tercihine oy veren seçmendir. Oyunun ziyan olacağını bile bile yüzde bir veya yüzde iki oy alan partilere oy verenler bunlardır. İşin daha da tuhafı, doğrucu Davutlar bir sürpriz de beklememektedir, bile bile oylarını, doğru olduklarına inana inana ziyan ediyor görünmektedirler. Diyeceksiniz, aslında bu ahlaki ya da siyasi bir doğruculuktan ziyade duygusal vefa ya da borçtur olsa olsa, yoksa bir insan bile bile neden oyunu ziyan eder? Belki de sessiz bir protestodur galibin pek de umurunda olmayan. Benzer şekilde, işin aritmetiği de düşünüldüğünde, doğrucu Davutların oyları, baraj %1’e inmedikçe, diğer partilere, iktidara yarayacaktır, bu da kesin.

Lafın özü, stratejik ya da değil, herhangi bir ahlaki kararın artılarını eksilerini hesaplarken, hangi faktörlerin hesaba dahil edilmesi gerektiğine karar vermek ciddi bir sorundur. Yukarıda değindim, işin matematiği, hele hele baraj sistemiyle falan, karmaşıktır. Meselenin duygusal boyutu da yabana atılır değildir.

Ahlakı hesap kitap işi yapan da bu detaylardır.

*

Bu haftaki yazı biraz kuru oldu, haftaya telafi ederiz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir