Dünya Kupası

Hemen her beynelmilel spor organizasyonunda olduğu gibi, bu seneki futbol kupasında da muhalifler işin ekonomik boyutuna değinmişler. Brezilya, eğitim ve sağlık gibi kamu ihtiyaçlarına para harcayacağına, dünya kupasına para harcamış. Haliyle, sormak farz oldu: dünya kupasını izlemek ahlaksızlık mıdır?

Önce kupa karşıtlarının tezlerinden emin olmak lazım. Madem ekonomi önemli, dünya kupası yatırımlarının ülkeye daha fazla para getirmediğinden, ülkeyi zenginleştirmediğinden emin olmamız lazım. Yani, ciddi ciddi dünya kupası Brezilya’nın zenginleşmesi ve orta vadede sağlık/eğitime daha fazla para aktarması için bir fırsat olabilir. Eğer böyleyse, haliyle ahlaki sorun ortaya çıkmaz.

Yok eğer, Brezilya kupadan parasal olarak zararlı çıkacaksa iş biraz değişiyor. Evvela, bir ülkenin sağlık ve eğitim sisteminin çökmüş olmasının nedeni illa ki fakirlik değildir. Burnumuzun önünde bir örnek var: Türkiye. Elbette, ekonomik faktörler çok önemlidir, kabul. Ama, memleketteki devlet okulların iç karartıcı bir mezarlık, devlet hastanelerinin de kokuşmuş tiksinti yuvalarına dönüşmelerinin nedenlerine bakarsak, ekonomik nedenlerin ilk beş nedenler arasında olması mümkün değil. Bunlar, siyasi çürümüşlük, üstüste alınan yanlış kararlar, kişisel ve egoistik ihtirasların mevki suistimalıyla pekiştirilmesinin falan sonucudur.

Dolayısıyla, ben ikna olmuyorum. Brezilya’daki çürümüş eğitim ve sağlık sistemi, kamyonla para akıtsanız da hemencecik düzelmez, bu açık. Dolayısıyla, neyi nereden kısarak, uzun vadede eğitim/sağlığa aktaracağız, bunun kararı zor. Dünya kupasını kaldıracaksak, o zaman, makam araçlarını, pahalı jakuzileri, uçuk fiyatlı arabaları da kaldıralım. Bunun ufaktan totaliterliğe yol açtığını görmek zor değil.

Buradaki sorun şudur: ahlaksıza karşı ne kadar ahlaksız olmalıyız? Afrika’da ölen çocukları ciddiye almayan, hatta Afrika’daki iç savaşlarda kullanılan silahları yapıp satan şirketlerde çalışanlara, el bombası ya da mayın üreten mühendislere, okulumuza ve hastanemize yardım etmesi gerektiği halde bağış yapmayan zengine karşı tavrımız ne olmalıdır?

Benim yanıtım açık. Ahlaksıza karşı da ahlaklı olmalıyız. Devlet eğer istediğimizi yapmıyorsa, işin siyasi yönü bir yana, bunu hıncını müsabakaya katılan fitbolculardan ya da seyircilerden çıkarmak anlamsızdır. Anlamlı olan boykottur, boykotu yaymaktır.

Farkındaysanız, soruyu pek yanıtlamadım, etrafında oynadım. Belki bu, Şili – Brezilya ya da Meksika – Hollanda maçlarında neredeyse kalbimin duracak olmasındandır, bilemedim.

*

Doğrudur, bu yazıdaki sorun biraz hafif, hatta trişka. Daha ciddisini isterseniz, buyurun.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir